Kayıtlar

EBEDİ SOPA BÖLÜM 2

  Bugün güzel bir gün…. Bu yeni bedene artık daha fazla alıştım. Bedenin eski sahibinin adı fang inu (köpek fang manasında) yaşarken tam sefil bir geri zekâlıymış, nereden mi biliyorum onun anılarına da sahibim… Babası bir avcıymış bir gün köydeki tüm avcılarla karanlık ormana ava gittiğinde bir ruh canavarı tarafından tecavüze uğrayarak   ölmüş... bu anıya ruhum bedenin eski sahibinin  anılarına adapte olurken ulaştım çok kritik bir andaydım bedenin sahibi dayak yiyerek öldürülmüştü, bu yüzden bedenindeki en kritik yaraları tedavi ediyor aynı anda anılarını inceliyordum. Her şey yolunda giderken babasının resmen bir canavar tarafından tecavüze uğraması sonucunda  öldürüldüğü kısmı gördüm götümle güldüm. ahaahahahahahahhaha (haykırarak gülüyor) Hahahahah ruhum neredeyse kontrolünü kaybediyordu az kalsın bok yoluna gidiyordum….. son anda kontrolümü kazandım ve bedeni sahiplenmeye devam edebildim. Hala her hatırladığımda gülmekten yarılıyorum eski hayatımda...

EBEDİ SOPA BÖLÜM 1

  Kozmosun ücra bilinmeyen bir yerinde bilinmeyen bir zamanda….. Adım liu feng bu dünyaya geleli ne kadar oldu…. Her geçen günüm saf şeytani bir eğitim ve zorluklarla geçiyor. Bu zorluklara katlanmamın ve tüm bu acıyı çekmemin tek sebebi o şerefsizlerden intikamımı almak. Her birini tek tek parçalarına ayıracağım, sonra tekrar birleştirip tekrar ayıracağım kanlarını içeceğim, çocuklarını gözlerinin önünde parçalayıp onlara yedireceğim. Sonsuz acıyı tekrar tekrar tattıracağım onlara sonsuza dek. Bu dünyada doğmadan önce bir fatih bir imparator bir tanrıydım. Önceki hayatımın ihtişamında on bin dünyanın hükümdarı yirmi boyutun ve trilyonlarca ırkın tanrısı şeytan imparatordum. Bu kadar ırkı, insanı bir arada emirlerime itaat edecek şekilde tutmanınsa tek bir yolu vardı oda saf korku... kalplerinin en derinlerine inen ruhlarına kök salan kemiklerine kadar kazınmış saf korku işte bu benim hükümdarlığımdı. En ihtişamlı en mükemmel yönetim biçimi, halkım her gününü korku iç...

EBEDİ SOPA

Resim
  Evren ilk başta sonsuz kaostan oluşuyordu doğan her hayat tüm kibriyle ihtişamıyla sonsuz evrene kaotik bir şekilde kök salıyordu. Kaosun içinde yetişen hayatlar umutsuzluk içinde kıvranıp duruyordu. Adalet düzen doğruluk veya iyilik yoktu sadece kaos ve onun canlıları vardı ta ki tüm acı çeken canlıların haykırışları kozmosun en derinlerindeki küçük zayıf ışığa ulaşana dek.  ışık duaları duydu haykırışları işitti acıyı sefaleti gördü ve daha gür yanmaya başladı bir noktada evrenin nihai mutlak şeklini umudun ve arzuların şeklini sevginin şeklini almaya başladı bu şekil bir sopaydı. Evet yanlış duymadınız bir sopa umudun sevginin sopası.  Her şeye çözüm olacak adaletin düzenin sopası.  Şimdi bu sopa kendisini kullanacak doğru kişiyi bulamak için kaotik kozmosun içinde amaçsızca geziniyordu. Ta ki sonunda bir gün Kahramanımız onu bulana dek.  Kahramanımız bu kaotik kozmosa düzen getirmek için bir yolculuğa çıkıyor. Kahramanımızın bir sloganı var adalet bir sopa...